Şaşırtıcı Bilgiler 6 dk okuma Derya Koral
Neden Esneriz? Esnemenin Bulaşıcı Olmasının Ardındaki Mantık
Esneme en sık yaptığımız ama en az anladığımız hareketlerden biri. Bilinen açıklamaları ve bulaşıcılığının nedenlerini inceliyoruz.
Bir odada birinin esnediğini görmek çoğu zaman zincirleme bir tepki başlatır. Kısa süre içinde ikinci, üçüncü ve dördüncü kişi de aynı hareketi yapar. Hatta esneme kelimesini okumak bile yeterli olabilir; bu satırları okurken bunu fark etmiş olmanız hiç şaşırtıcı değildir.
Bu kadar sıradan görünen bir hareketin arkasında hâlâ tam olarak çözülememiş bir bilmece bulunur. Esnemenin neye yaradığı konusunda birden fazla açıklama tartışılır ve bunların hiçbiri tek başına bütün gözlemleri karşılamaz. Bu yazıda esnemenin bilinen özelliklerini, önerilen açıklamaları ve bulaşıcılığının ardındaki mantığı ele alıyoruz.
Esneme Sırasında Ne Olur?
Esneme, uzun bir nefes alma, çenenin geniş biçimde açılması ve ardından gelen hızlı bir nefes verme hareketinden oluşur. Sıradan bir derin nefesten farkı, çene kaslarının aşırı gerilmesi ve göz çevresinde belirgin bir kasılma oluşmasıdır.
Hareket başladıktan sonra durdurmak neredeyse imkânsızdır. Yarıda kesilen bir esneme tatminsiz bir his bırakır ve genellikle kısa süre sonra yeniden tekrarlanır. Bu özellik, esnemenin istemli bir davranıştan çok bir refleks olduğunu gösterir.
Esneme sırasında kalp atışı kısa süreliğine hızlanır ve yüz bölgesindeki kan akışı değişir. Gözlerin sulanması da bu kasılmanın yan sonucudur. Bütün olay yaklaşık altı saniye sürer ve büyük ölçüde her insanda benzer biçimde işler.
Yaygın Bir Yanlış Bilgi: Oksijen Açıklaması
Uzun süre esnemenin kandaki oksijeni artırmak için yapıldığı düşünülmüştür. Bu açıklama sezgisel olarak makul görünür çünkü esneme derin bir nefes alma gibi durur.
Ancak yapılan gözlemler bu fikri desteklemez. Solunan havadaki oksijen oranı değiştirildiğinde esneme sıklığında beklenen yönde bir değişim görülmez. Oksijeni artırmak esnemeyi azaltmaz, karbondioksiti artırmak da esnemeyi belirgin biçimde tetiklemez.
Bu nedenle oksijen açıklaması bugün büyük ölçüde terk edilmiş durumdadır. Yine de yaygın bilgi olarak dolaşmaya devam eder; sezgiye uyan açıklamaların yerinden edilmesi genellikle zaman alır.
Beyni Serinletme Fikri
Daha çok kabul gören açıklamalardan biri, esnemenin beyin sıcaklığını düzenlemeye yardımcı olduğudur. Beyin, dar bir sıcaklık aralığında en verimli çalışır ve bu aralığın üzerine çıkmak dikkat ile tepki süresini olumsuz etkiler.
Esneme sırasında çene kaslarının gerilmesi ve derin nefes, kafa bölgesindeki kan akışını ve solunan havanın etkisini değiştirir. Bu değişimin ısı dengesine küçük bir katkı sağladığı düşünülür.
Bu açıklamayı destekleyen bir gözlem, ortam sıcaklığının esneme sıklığını etkilemesidir. Serin ortamlarda esneme daha seyrek görülürken, ılık ortamlarda sıklaşır. Çok yüksek sıcaklıklarda ise etkinin tersine dönmesi, mekanizmanın sınırlarını gösterir.
Uyanıklık ve Geçiş Anları
Esneme en sık iki durumda ortaya çıkar: uykudan uyanırken ve uykuya yaklaşırken. Ayrıca uzun süren tekdüze işler sırasında da sıklaşır. Bu ortak noktaya bakıldığında esnemenin bir geçiş işareti olduğu görülür.
Bu görüşe göre esneme, zihinsel durum değişirken bedeni yeniden ayarlayan bir hareket işlevi görür. Uyanıklık seviyesinin düştüğü anlarda bedeni kısa süreliğine uyarır ve dikkati toparlar.
Sıkıntı hissiyle esneme arasındaki bağ da bu çerçeveye oturur. Sıkıcı bir ortamda esnemek uykusuzluktan değil, uyarılma seviyesinin düşmesinden kaynaklanır. Beden, dikkat dağılırken kendini toparlamaya çalışır.
Neden Bulaşıcıdır?
Esnemenin en ilginç yanı, başkasında görüldüğünde tetiklenmesidir. Bu etki yalnızca görmeyle sınırlı değildir; esneme sesini duymak, hatta esnemeyi düşünmek de yeterli olabilir.
Bu bulaşıcılığın, başkasının hareketini gözlemlerken kendi hareket sistemimizin de kısmen etkinleşmesiyle ilgili olduğu düşünülür. Aynı mekanizma, birinin esnerken izlenmesini bir davete dönüştürür.
Bulaşıcı esneme, insanlarda ve bazı sosyal yaşayan hayvanlarda görülür. Yalnız yaşayan türlerde ise esneme görülse bile bulaşıcı biçimi belirgin değildir. Bu ayrım, bulaşıcılığın toplulukla ilgili bir işlevi olabileceğini düşündürür.
Yakınlık ve Bulaşıcılık İlişkisi
Bulaşıcı esnemenin ilginç bir özelliği, kişiler arasındaki yakınlıkla birlikte güçlenmesidir. Yakın bir arkadaşın ya da aile bireyinin esnemesi, tanımadık birinin esnemesine göre daha yüksek olasılıkla tetikleyicidir.
Bu ilişki, esnemenin bulaşıcılığının basit bir taklit refleksinden fazlası olabileceğine işaret eder. Karşıdakinin durumuna duyulan duyarlılıkla ilgili bir bağ kurulmuş görünmektedir.
Çocuklarda bulaşıcı esneme, ilk yıllarda genellikle görülmez ve sonraki dönemlerde belirginleşir. Bu gecikme, bulaşıcılığın gelişimle birlikte ortaya çıkan bir özellik olduğunu gösterir.
Topluluk İşlevi Var mı?
Bir açıklamaya göre bulaşıcı esneme, grup halinde yaşayan canlılarda uyanıklık seviyesini eşitleyen bir işaret olabilir. Bir birey uyanıklığını toparlarken bu davranışın yayılması, grubun genel dikkatini benzer seviyeye getirir.
Böyle bir işlev, uyku ve uyanma zamanlarının grup içinde uyumlanmasına da katkı sağlayabilir. Ortak dinlenme ve ortak uyanıklık dönemleri, topluluk halinde yaşayan canlılar için pratik bir avantajdır.
Bu açıklama kesin kabul görmüş değildir ancak esnemenin neden sosyal türlerde daha bulaşıcı olduğunu anlamlı biçimde açıklar. Konunun hâlâ tartışmalı olması, gündelik bir hareketin ne kadar az anlaşıldığını gösterir.
Esneme Hakkında Kısa Notlar
Esneme yalnızca insanlara özgü değildir. Memelilerin yanı sıra kuşlarda, sürüngenlerde ve balıklarda da benzer hareketler gözlenir. Bu yaygınlık, davranışın oldukça eski bir kökene sahip olduğunu düşündürür.
- Esneme doğum öncesi dönemde bile gözlenebilen çok erken bir davranıştır.
- Görme engelli kişilerde bulaşıcı esneme, sesle tetiklenebilir.
- Bir esneme ortalama beş ila yedi saniye sürer ve bastırılması genellikle başarısız olur.
- Esneme sırasında kulaklarda hissedilen basınç değişimi, çene hareketinin yan etkisidir.
Bu gözlemler esnemenin basit bir yorgunluk işareti olmadığını, birden fazla işlevi bir arada taşıyan karmaşık bir refleks olduğunu düşündürür.
Hayvanlarda Esneme ve Farklı Anlamları
Esneme insanlara özgü değildir ve hayvanlar dünyasında oldukça yaygındır. Ancak her türde aynı anlamı taşımaz; bazı canlılarda tamamen farklı bir işlev üstlenir.
Bazı türlerde geniş açılan çene bir tehdit gösterisi olarak kullanılır. Bu hareket dişlerin sergilenmesini sağladığı için, karşı tarafa yönelik bir uyarı işlevi görür. Görünüş bakımından esnemeye benzese de bağlamı tamamen farklıdır.
Bazı türlerde ise esneme gerilim anlarında ortaya çıkar. Belirsiz bir durumla karşılaşıldığında görülen bu davranış, doğrudan yorgunlukla ilgili değildir ve daha çok bir geçiş işareti olarak yorumlanır.
Grup halinde yaşayan türlerde bulaşıcı esnemenin gözlenmesi, davranışın sosyal boyutuna işaret eder. Yalnız yaşayan türlerde esneme görülse bile yayılma özelliği belirgin değildir.
Bu çeşitlilik, aynı görünen bir hareketin farklı canlılarda farklı işlevler kazanabileceğini gösterir. Esnemeyi tek bir sebeple açıklamaya çalışmanın neden yetersiz kaldığı da buradan anlaşılır.
Esneme ve Uykuyla İlişkisi
Esneme yorgunlukla eşleştirilse de doğrudan uykululuğun ölçüsü değildir. Uykusuz bir kişi sık esneyebilir, ancak dinlenmiş bir kişi de uzun ve tekdüze bir işin ortasında aynı sıklıkta esneyebilir.
Ortak nokta uyku değil, uyarılma seviyesindeki düşüştür. Zihin belirli bir tempoyu koruyamadığında esneme devreye girer. Bu yüzden esneme, uykuya değil dikkat düzeyine bağlı bir işarettir.
Uyanma anındaki esneme ise farklı bir işlev taşır. Uykudan çıkarken beden uyanıklık moduna geçmek için kaslarını gerer ve solunum düzenini değiştirir. Bu esneme, gerilme hareketleriyle birlikte gelmesi bakımından da diğerlerinden ayrılır.
Esnemeyi Bastırmak Mümkün mü?
Toplum içinde esnemek çoğu zaman ilgisizlik işareti sayıldığı için bastırılmaya çalışılır. Ancak refleks başladıktan sonra tamamen durdurulması genellikle mümkün olmaz.
Ağzı kapatmak hareketi gizler ama esnemenin kendisini engellemez. Çenenin tam açılamaması, tatminsiz bir his bırakır ve refleks kısa süre sonra yeniden tetiklenir. Bu yüzden bastırılan esneme sıklıkla arka arkaya tekrarlanır.
Esnemenin önüne geçmenin daha etkili yolu, uyarılma seviyesini yükseltmektir. Ortamın serinletilmesi, kısa bir hareket ya da duruş değişikliği, esneme ihtiyacını doğuran durumu doğrudan hedefler.
Esnemenin ilgisizlik göstergesi sayılması ise büyük ölçüde kültürel bir yorumdur. Refleksin kendisi bir tercih değildir ve çoğu zaman kişinin dikkatini toparlama çabasının bir parçasıdır.
Esneme, en sık yaptığımız ama en az anladığımız hareketlerden biridir. Ne tam olarak neye yaradığı ne de neden bu kadar kolay yayıldığı kesin biçimde çözülmüştür. Gündelik hayatın en sıradan ayrıntılarının bile hâlâ açık sorular barındırması, merak etmek için hiçbir zaman uzağa bakmak gerekmediğini hatırlatır.